K?? geliyor… Akl?ma yine s?radan insanlar?n, köyler, kasabalar ya da kentin varo?lar?ndaki bu?ulu mutfak camlar? dü?tü… Çok uzun y?llardan beri, beni bu foto?rafla o evlere çeken ?eyin ne oldu?unu dü?ündüm durdum… Daha onbe?-yirmi sene öncesine kadar kendime ?öyle sorular soruyordum: Neden ben k??lar? kenar mahallelerde dola??rken kendimi o -mesela, cam kenarlar?nda "çiti" kutular?na ekili çe?itli çiçeklerin oldu?u, derme çatma ama genellikle bembeyaz tüllü- basit ve küçücük evlerin bu?ulu mutfak camlar?na bakarken, içerideki hayat? dü?lerken buluyordum? Neden ayn? ilgiyi büyük ve gösteri?li evlere kar?? duymuyor, onlar?n içerisindeki hayatlar? hiç bir ?ekilde merak etmiyordum? Ruhumda ciddi bir sefillik duygusu vard? da oralarda m? huzur buluyordum? Ya da içimde gizliden bir "lümpen" büyütmü?tüm de haberim mi yoktu?
Basit ve küçük evlerin bu?ulu mutfak camlar?na olan ilgim, sade d??ar?dan duyulan bir ilgi olmakla da kalmam??t?r. Örne?in gençli?imde ya?ad???m büyük kentte, k??lar? can?m s?k?ld??? günlerde, ayaklar?m beni, k?y?da kö?ede, sobal? evlerde ya da gecekondularda oturan sevdi?im arkada?lar?m?n evine götürüverirdi. O dostlarla, evlerin halk?yla birlikte, onlar?n ya?am ?artlar?n? payla?mak müthi? mutlu ediyordu beni: Soba benim için bir tap?nak gibiydi. Onu canland?rmak, buz gibi mutfakta acele acele demledi?imiz çay? hemen getirip yanan soban?n üzerine b?rakmak; el birli?iyle soban?n yak?n?nda, yerde, ?ahane bir kahvalt? sofras? haz?rlamak; sobada yana odun-kömür ç?t?rt?lar? ve üzerindeki çay suyunun kaynama medolileri e?li?inde yapt???m?z uzun sohbetler ve kahvalt?lar hayat?mdaki psikolojik sübaplar gibiydi adeta… Buna ra?men, benzer daha pek çok ho? ayr?nt?y? o evlerdeki ho? insanlarla, ho?nutluk içerisinde ya??yor olmam?n ötesinde, böyle evlere olan e?ilimimi teorize etmekte hiç bir yol alamam??t?m.
Ta ki yine y?llar y?llar önce, yeni tan??t???m bir arkada??m?n gecekondusuna davet edildi?im o gün dü?ümün büyük ölçüde çözülmesine kadar: Arkada??m, büyük bir heves ve mutluluk içerisinde bana gecekondu-evlerini gezdiriyordu: "Buran?n harc?n? babamla birlikte karm??t?k"; "Duvar?n ?u k?sm?n?, hiç unutmam, annem dizmi?ti. de hepimiz annemin 'ustac?l?k' deneyimiyle e?lenmi?tik!" gibi enteresan bilgiler veriyordu. Derken, beyaz?ms? ta?lardan yap?lan evin d?? yan cephesinde aç?lan tuhaf, küçük girintiyi i?aret ederek: "Buray?, ben istedim diye dedemle beraber öyle biçimlendirdik" dedi. Tüm duyduklar?ma, hele de son söyledi?ine çok ?a??rm??t?m! Ve tabii ki çok da k?skanm??t?m… ?nsan?n içinde bar?naca?? evi ailece in?a etmesi, hele evin çocu?unun ona elleriyle biçim vermesi son derece müthi? bir deneyim olmal?yd?! Bu çarp?c? misafirlik, bu?ulu camlar?yla beni sürekli kendine çeken küçük ve basit evlere ili?kin tüm anlayamad???m e?ilimlerimi anla??l?r hale getirmi?ti!
Öyle san?yorum ki her bir insano?lu, daha do?du?unda genetik veya bah?edilmi? yarad?l?? kimyas?yla, baz? e?ilimleri, refleksleri ciddi oranda belirlenmi? olarak hayat? kucaklar. Çocukluk ve gençlik y?llar?m?zda dünya, ?srarla devam ettirdi?imiz e?ilimlerimiz üzerinde dü?ünmekten çok daha e?lencelidir. ?lerleyen ya?lar?m?zda da uzun bir süre bunlar?n sebebini tam olarak bilemeyiz. Sanki bunlar bizim kimlik kaderimizdir… Ya?amla ilgili yeterince deneyimsel ve e?itsel veri elde etti?imizde, baz?lar?m?z için, anlam veremedi?imiz bu refleks tav?rlar?m?z? belli bir aç?kl??a kavu?turma ihtimali ortaya ç?kar; baz?lar?m?z için ise sadece ve sadece ya?amak söz konusudur; ötesi onlar? ba?lamaz…
Benim arad???m ve belki de tap?nacak denli sevdi?im ?ey bu evlerde sürmekte olan emekti. Ya?ad??? mekan için emek vermek, insana ne kadar da yak???yordu! Emek vermek, insan? insanla?t?r?yordu. Emek verecek insan?n zihninde her daim bir plan, program ve müthi? bir canl?l?k vard?. Öyle ya da böyle yeni yeni çözümler, yarat?c?l?klar üretmesi gerekiyordu. Mutfa??nda bir çiçek istiyorsa örne?in, önce kom?usunu bir çaya davet edip, mukabilinde ona gitti?inde sohbetin en uygun yerinde, sözü, kom?usunun o çok be?endi?i çiçe?ine getirecek ve nazik bir ?ekilde ondan köklü bir yaprak, dal isteyecekti. Arkas?ndan, o köklü yapra?a gözü gibi bak?p, toprakla bulu?turaca?? uygun bir kap bulmacakt?. At?lmay?p saklanan plastik deterjan kutular? gibi…
Di?er taraftan, evlerde eme?e daha fazla yer açmak için daha az vars?ll?k gerekmekteydi. Bununla birlikte az vars?ll?k ve emek, insano?luna muhte?em bir ya?am prati?i; sa?l?kl? bir beden ve ruh ile mutlu sosyal ili?kiler gibi koca koca hediyeler olarak geri dönmekteydi. K??l?k salçan?n, konservenin ve di?er malzemelerin parayla al?namad??? evleri dü?ünün: Her birinin haz?rlanmas? için izlenen süreçler ayr? ayr? sa?l?k ve mutluluk kayna?? olacakt?r: Domates-birber salças? m? yap?lacak? Diyelim ki evin küçük bir tarlas? ya da bahçesi var. Bu ho? süreç, daha uygun tohumlar?n bulunmas? a?amas?nda ba?layacakt?r. Toprakla ili?ki içerisindeki kad?nlar?n her biri adeta birer tohum kraliçesidir. Kad?nlar?n birbirleriyle önceki seneden kurutup saklad?klar? tohumlar?n üstünlüklerini konu?up yar??t?rmas?, eski deneyimlerini payla?malar? gibi bir mesai, bir sohbet biçimi biçimi vard?r. Sonra onlar sevdikleriyle tohumlar?n? de?i?-toku?u da ederler; sevmediklerinden saklarlar da… Her yeni ekim zaman? p?r?l p?r?l, kocaman bir emek ve üretme, yaratma dönemidir. Beraberinde ve ilerleyen günlerde, aylarda onlar, sab?r, almadan vermenin olamayaca??, ekinin ihtiyac?n?n karar?nda kar??lanmas? gerekti?i gibi erdemleri, fark?nda olmaks?z?n ya da bilinçli olarak edinir, ö?renirler. Dolay?s?yla, hayat felsefeleri bu ya?anm??l?klar çerçevesinde geli?ir ve prati?e dönü?ür.
Diyelim ki tarlas?, bahçesi olmayan o basit ve küçük evlerden birindeyiz. K??l?k salça, konserve vs yap?lacak…evin kad?n? en uygun zaman? kollar, fiyat ara?t?rmas? yapar, kom?ular?na dan???r, ve zaman ve zemin üzerinde karar verilir. Genellikle kolektif bir karard?r bu. Topla??l?r pazara gidilir ve "topla?ma" hali ürünler haz?rlan?p ortaya ç?k?ncaya kadar hiç bitmez. Tarlas? olanla olmayan burada birle?irler. ?mece yöntemiyle malzemeler adil bir ?ekilde, bir gün birisinin, ertesi gün s?radakinin… ürünlerine dönü?türülürken, eteklerde ne varsa ortaya dökülür; gülünür, e?lenilir, k?z?l?r, a?lan?l?r… hakiki hayat o kad?nlar?n ellerinin alt?nda onlara gülümsemektedir… Onlar?n, senenin moda etek boyu ya da fazla kilolardan kurtulma yollar? gibi "yalan" dertleri yoktur. Onlar?n dertleri, emelleri; elleriyle biçim verdikleri, yaratt?klar? hayat? kanaat ve emekle dönü?türmektir.
Bugün böylesine sahici hayatlar?? sürdürebilmenin ?artlar? neredeyse buharla??p uçmu? gibi… Bir kere toprakla olan ili?ki kan?rt?rcas?na kopar?ld?; kopart?l?yor. Bahçede, tarlada sebze yeti?tirmenin geçim dünyas?nda hiç bir anlaml? kar??l??? yok. Hobi maksad?yla yap?lan tar?m, de?eri, içi bo?alt?lm?? "e?lencelik" bir faaliyetten ne kadar öteye gidebilir? Örne?in, hayat?n kayna?? olan tohumun böyle bir ya?am biçiminde herhangi bir kar??l??? olabilir mi?
Her geçen gün kendi hayat?m?z? ellerimizle biçimlendirmekten, sahici hayattan ve emekten biraz daha uzakla??yoruz. ?htiyaçlar?m?z? da bunlara kar?? sunulanlar? da yeni düzen ekonomisinin aktörleri belirliyor. Bunlar?n sonucunda her insan, her ev ve her tüketim nesnesi ayn?la??yor. Mutfaklar?n pencerelerinde bu?u olmad??? gibi, kom?udan al?n?p "çiti" kutular?nda ço?alt?lan çiçeklere de zaman yok art?k. Çünkü do?algazl? evlerde yeni düzende ya?amak için ekonomi aktörlerinin belirledi?i ?artlarda hiç durmadan çal??mam?z gerekiyor…
ZNetwork is funded solely through the generosity of its readers.
Donate